Menü

Son Yazılarım


Dareyn Dergisi


Mesaj Kutusu



Yarım Kalan Aşk

Pazar, Mayıs 10, 2009 • Kategori: YASAMDAN YAZILAR





















KeŞKe HeP ÇoCuK KaLSaYDıMDa YüReĞiMiN YeRiNe DiZLeRiM ACıSaYDı..!

Yarım Kalan Aşk

Kendi ismine gelmiş bir zarf buldu. 
İçinde, çiçekli bir kağıt üstüne, şu satırlar yazılıydı:

"Rasim Bey,
Ben sizi uzaktan uzağa seven bir genç kızım.
Çok güzel olduğumu korkmadan söyleyebilirim.
Dünyada en büyük emelim sizin tarafınızdan sevilmek ve
Sizin karınız olmaktır.

Fakat yaşlarımız çok küçük olduğu için zannederim ki

Birkaç sene beklemek gerekecek.

Şimdilik kendimi size tanıtmayacağım.

Mektuplarınızı ..... adresine taahhütlü olarak gönderiniz.

Benim çok mutaassıp bir beybabam vardır ki,

çok az sokağa çıkmama müsaade eder.

Bununla birlikte belki bir gün ayaküstü görüşebiliriz.

Kendimi şimdiden sevgiliniz ve nişanlınız saydığım için

Sizinle görüşmeyi fena ve ayıp bir şey saymıyorum.

Evde yalnızlıktan çok canım sıkılıyor.

Mektuplarınız benim için bir teselli olacaktır."

On altı yaşına gelmiş her okul çocuğu gibi,

Rasim için de hayatta sevilip sevmekten daha önemli bir şey yoktu.

Bu mektubu okur okumaz yüreğine bir ateş düştü.

Tanımadığı bu kızı deli gibi sevmeye başladı.

O gece sinemaya gidecekti, vazgeçti, erkenden odasına çekilerek

Kendisini seven bu genç kıza uzun bir mektup yazdı.

Mektubu posta kutusuna attığı zaman birdenbire

On yas büyümüş gibi gurur duyuyordu.

İsminin Bedia olduğunu söyleyen bu genç kız,

Rasimin mektuplarına düzenli olarak cevap veriyor,

eğer bir iki . gün geciktirecek olursa kıyametleri koparıyordu.

"Sizi ne kadar sevdiğini ve sizin mektuplarınızdan başka

tesellisi olmadığını söyleyen bir zavallı kızın

gözlerini yollarda bırakmak doğru olur mu?

Hem mektuplarınızı çok kısa yazıyorsunuz.

Bir rica daha:

Mektuplarınızı biraz okunaklı yazıyla yazamaz mısınız?"

Genç okullu, akşamları erkenden odasına kapanıyor,
Sevgilisine .

kendini beğendirmek için saatlerce müsveddeler yaparak,

kitaplar gibi uzun mektuplar yazıyordu.

Bedia aynı zamanda meraklı bir kızdı.

Bazen şöyle sorular sorduğu da oluyordu:

"Evlendiğimiz zaman balayımızı geçirmek için acaba

İtalyaya mı gidelim, İsveçe mi?

Bu iki memleket acaba nasıldır? Halkı nasıl yaşar ne iş görür?

Oralara gitmek için hangi denizlerden hangi memleketlerden geçilir?"

Yahut da "Sen Abdülhak Hamit Beyin Esberini okudun mu?

Nerelerini en çok beğendiysen yaz da ben de okuyayım...

"Genç okullu, nişanlısına karşı küçük düşmemek için,

coğrafya ve edebiyat kitapları karıştırıyor, onun istediği

bilgiyi toplamak için günlerce çırpınıyordu.

Bedia bir mektubunda ona şöyle darıldı:

"Sizinle muhakkak görüşmeye karar vermiştim.

Dün okul dönüşünde yolunuzu bekledim.

Fakat bir genç kızın sevgilisi olduğunuzu hatırlamamış,

çok fena giyinmiştiniz.

Üstünüz başınız, ayakkabınız çamur içindeydi.

Çocuk gibi arkadaşlarınızla mı boğuştunuz acaba?

Bunu görünce sizi mahcup etmekten korkarak yanınıza gelemedim."

Rasim fena halde utandı ve üzüldü.

O günden sonra olağanüstü dikkat ve özenle giyinmeye başladı.

Bedia bir kere de onun okuldan çıkar çıkmaz eve gitmemesinden,

geceye kadar sokakta dolaşmasından şikayet etmişti.

Acaba kendisi evde onun için ağlarken,

O, başka kızların peşinde mi geziyordu?

Rasim dünyada Bediasından başka hiçbir kızı sevemeyeceğini

yeminlerle yazdı ve sokakta dolaşmaya, tesadüf ettiği kızlara

göz ucuyla bile bakmaya cesaret edemez oldu.

Bir akşam, Rasimin annesi Nedime Hanım kocası

Ahmet Beyi matemli bir çehre ile karşıladı, ağlamaklı bir tavırla:

"Ah Bey, başımıza gelenleri sorma.

Oğlumuza Bedia isminde bir kız musallat olmuş.

Bugün Rasimin odasını düzeltirken mektuplarını buldum.

Evladımız elden gidiyor. .

Bir çare bul."

Ahmet Beyde hiçbir meraklanma işareti görünmüyor,

tersine kıs kıs gülüyordu. Sesini alçaltarak:

"Korkma Hanım," dedi, "oğlana aşk mektuplarını yazan kız benim!

Oğlandaki haylazlık arttıkça artıyordu.

Ne okuldaki öğretmenler, ne ben, bütün gayretimize rağmen,

ona doğru dürüst yazmayı bile öğretemiyorduk.

Nihayet düşüne düşüne bu çareyi buldum.

Rasimin kıza yazdığı mektuplar sayesinde

yeni yazıyı mutlaka öğreneceğinden ve bu sene

sınıfı geçeceğinden eminim.

Doğrusunu istersen, ben de

eski yazıyı bir zamanlar sana mektup yaza yaza öğrenmiştim."

 

RESAT NURI GÜNTEKIN

 

Ne Dersiniz her yaşta böyle hüsranla sonuçlanan insanların yıkıldığı

hayal mahsülüde olsa  tek taraflı AŞK lar yaşanmışmıdır

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!Arkadasina Gönder!

2 yorum yazilmistir

Yazan:........ | Tarih: Perşembe, Haziran 11, 2009
Konu: yarımkalan aşk.

"Sustum..
siz sebebini bilmeseniz de olur...
konuştuğum zamanlarda da tanırdım ben sizi...
"Bir ben vardı içimde çok sevdiğim
Kaçtım kendimden çok uzaklara
Baka kaldım ardından umarsızım..!
Yakmış başımı düşmüş uzaklara.."
oysa söyleyeceğim ne çok şey vardı hayata dair..
daha çok gülecektim,
daha çok sevinecektim ve mutluluk olacaktı gözyaşı sebebim
ama sustum..
sebebini sormayın,
siz çok iyi bilirsiniz..
sustum..kanayan yaralarıma tuz bastım yani...
sızladı tenim..
o kadar çok yandı ki canım..ama siz bilmezsiniz..
sizin kanayan yaralarınınz olmadı hiç,
kanattıklarınız oldu hep..
tuz bastıklarınız değil,bastırdıklarınız..
bu yüzden yanmadı canınız sizin..
can yakmaktan fırsat kalmadı...
"Başka bir denizde yüzüyorum artık
Derinlere dalmaktan korkuyorum!
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neden incittiniz diye sormuyorum.."
evet sustum..acılarımı anlatmamak için..!!
bilmeyin ne denli ağır yaralarım,
kaybettiğim kan ne denli çok görmeyin..!
sustum konuşmuyorum..
zehirdir kelimelerim duymayın!!
öyle kolay değildir beni dinlemek..
can yakarım konuşursam,kanatırım,kapatılamaz yaralar açarım..
ısrar etmeyin....
ben yine sizin için sustum..anlayamazsınız..
nefret değil suskunluğum..
kin asla değil..
ben o kadar basit duygular beslemedim hiç..!
sustum..size sustum,
kendi içime kan kustum..
yoruldum gidiyorum..
Taş duvarlar ördünüz
Beni kime döndürdünüz..!
İçimde yanardınız
Nihayet söndürdünüz.."


Düzenleyen usta28 gün: Friday, June 12, 2009 saat: 12:32

Bağlantıi »

Yazan:isimsiz | Tarih: Saturday, Mayıs 2, 2009
Konu: :)

Emeğinize sağlık bendeki etkisi tatlı bir gülümseme oldu :)

Bağlantıi »

« Önceki :: Sonraki »


Get your own Chat Box! Go Large!
Boomp3.com

Menü

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım



Dareyn Dergisi



Site tasarım

Tüm hakları 2007 - 2008 Mnelam © ’a aittir.
Kaynak gösterilerek
alıntı yapılabilir.
Her şeyden önce
KUL HAKKI vardır.


Sayaç