Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)buyurmuşlardı ki. “İki sevgiliyi birbirine bağlayan Evlilik gibi harika bir şey görülmemiştir.”(ibni Mace) “İnsan Evlendiği zaman İmanının yarısını mükemmeleştirir, Geri kalan yarısı Mükemmeleştirmek için de Allah’a karşi gelmekten korksun..”(Taberani)
Sevgili peygamberimiz (s.a.v) dinimizi muhafaza etmek ve Tamamlamak için Mü’minlere Evlenmelerine tavsiye ediyor.. Mutlu bir Yuva için birinci şart iyi Seçim, İkinci şart da iyi Geçimdir..
Bir baska hadis-i şerif göre ,mutlu evliliğin temel şartı , Eşlerin dindar olmasıdır..her iki eş de Dindar olduğu zaman, Rabbimiz, Kur’ân’da Eşleri birbirlerinin Elbisesiolarak tarif ediyor
"Onlar (kadınlar) sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz...''(Bakara, 187)
Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin Eşleri elbiseler diye tarif etmesi, Hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. “Elbise”nin anlamı ve çağrıştırdıkları üzerinden Eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz? Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı Dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve Önemli olduğunuzu ifade edersiniz.
Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir Elbise kendinize değer vermediğinizanlamına gelir. Şu halde, “Elbisemden bana ne?” deme hakkınız yoktur. Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; O kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar.
Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir. Kişiliğinizden kaybettir. Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu yıpratırsanız, Bakımını ihmal ederseniz Perişan hale getirirseniz, Önce kendinize zarar vermiş olursunuz.
Kişiliğini kaybeden, Özgüvenini yitiren, Değer verilmeyen bir eş, Sizin kendinizi böyle bir Eşle yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil, kendinizi de Önemsemediğiniz anlamına gelir. Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey yoktur herhalde…
Şükür ki Elbise sizi hem güzelleştirir Hem de bedeninizin saklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma sırdaşınızdır elbiseniz; En gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde Bunu kimseye belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren Yahut içindekini gösteren bir elbise Ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.
Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır Eşiniz, sizin hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, Sizde başka kimsenin görmediklerini görür. Elbette, bir “elbise” yahut “örtü” olarak, Bu ayıpları ayıplamak için değil, Örtmek, Saklamak, Ortadan kaldırmak İçin yanınızdadır.
Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak yerine, Daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, Siz “Elbise” değilsiniz. (!!!)
Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; Çünkü başkalarını sadece elbiseleri üzerinden görürsünüz; Başkalarının elbiselerinin bildiğini bilemezsiniz Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer kazanır elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu değerli kılan, bir insan bedenine uygun olması, Bir insan tarafından giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde, Elbise de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur, işitir, görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı Çok güzel bir elbise kişilik sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her haliyle o insana fazla geldiğini söyler. Çoğunlukla “iyi” ve “ideal” bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu “iyi” ya da “ideal” eşe, “iyi” ya da “ideal” Bir eş olup olamayacağımız detayını gözden kaçırtır.
İyi bir elbiseyi giyinince, adam olunmayacağı gibi, İyi bir eş bulununca da, İyi bir evlilik garantisi yoktur.
Öncelikle bu “iyi” eşe “iyi” eş olmanız gerekir. Sonra da iki “iyi” eş olarak “iyi” bir ilişkiyi sürdürmenin ve Geliştirmenin yollarını aramanız gerekir. Eşler birbirlerinin elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki uyum onların ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir.
Eşiniz de elbiseniz olduğuna göre… Sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı düşünmeyin. Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre yürümesini, ona göre durmasını, Ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.
Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak Koruma fonksiyonu da vardır.
Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan vs. korur. Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında, Elbisenize daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi tehditlerden elbisenizi sorumlu tutmanız Haksızlık ve akılsızlık olur. Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; Eşler arasında soğukluğa sebep olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi, olumsuzlukları da içinde olacak şekilde Paylaşmaya söz verdiniz. Bu durumda, eşinize olan sevginizin ve bağlılığınızın Sorunlar ortaya çıkınca yitirilmesi değil, artması gerekir. Sorunlara karşı birbirinizi desteklemek üzere bir aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü olarak boşanmayı düşünmek, Dahası sorunlara evliliğin yol açtığını düşünmek, Üşüyorum diye elbiseyi üzerinizden atmaya benzer. En çok o zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen İlk rüzgâr elbisenizi üzerinizden sıyırıverir; Eşinizle uzaklara düşersiniz
nice elbiseler gordum icinde adam yok nice adamlar gordum ustunde elbise yok der mevlana
çok güzel örnek elbise konusu hani vardırya ekside yamalıda olsa temiz olsun yeterki denir kanaat etmek vardır basma entarine sarılıp temiz pak dolaşmak varken komşunun ipek elbisesine hayran hayran bakıp benimde olsaydı değip kendini mutsuz edenler vardırya ucuzda olsa yamalıda olsa temiz olmalı elbise kanaatkar olmalı insan özenipte başkasının elbisesini üzerine tutanlar çokca zaman mutsuz olmuştur.yeterki elimizde olanın kıymetini bilelim temiz pak taşıyalım değilmi ben bayıldım büyük bir zevkle satır satır okudum her satırında derin manalar gizli ders almasını bilene ellerinize yüreğinize sağlık sevgi ve muhabbetle duayla kalın...