Yazan:zahidece | Tarih: Salı, Haziran 2, 2009 Konu:
Aleykümselam.
Usta 28 Blogcudan alıntı:
Amma alınacak ders evlilikte her iki tarafta
ilkelerini prensiplerini huylarını
nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadıkları
her şeyi en baştan ortaya koymalarını
nasıl başlarsa öyle gideceğini ince mizahla işlemişler
Aleykümselam.
Neden illa eline sazı alan ben bunu çalarım diyor? İlişkilerin bir güç mücadelesine dönüştürülmesi hangi taraf olursa olsun çok yanlış sonuçlar doğurur. Çünkü her kim, ne olursa olsun, her hususta karar verebilecek ehliyete sahip değildir. Ortak ve mantıklı karar almak dururken bu evlilikte kimin sözü geçecek benim mi karımın mı kaygısı gütmek iktidarı kaybetmenin anahtarı gibi gözüküyor.
İşin gerçeği burada işlenen roller değil tam tersidir.
İstatistikler sizin izlenimleriniz kadar iyimser değil maalesef. Hala töre cinayetleri hala dayak nedeniyle hastanelik olan kadınlar, tecavüz mağdurları her geçen gün artarak çoğalmakta.Hayat bizim yaşadığımız bir ölçüde steril dar çevrelerdeki gibi şekillenmiyor. Hele de varoş da yaşansa bile bu ülkenin Doğusu, Karadenizi, kırsalı, adeti, töresi kadın cinsini ezmeye üzmeye devam etmekte maalesef!
Usta 28 Blogcudan alıntı:
yaşadığımız ortam ve hayat şartları
insanlarımızı o kadar etkilemişki insanların
çok azı ciddi konularla ilgileniyor bakın
Bu mizahın fıkranın altında
vefat eden kimsenin arkasında bıraktığı
farklı bir bakış açısı ile
hadisi şerif yayınladım geride bırakılan
Aile, Mal ve Ameller yazımıza
ilgi yorum çok az bu fıkraya ise
4 yorum.
En populer konulardandır kadın erkek ilişkileri forumlarda da. En çok tıklanan konular siyaset din ve kadın erkek ile ilgili açılan konulardır. Okumayan bir toplumda yaşıyoruz. Dile getirdiğiniz mevzu sıradan bir konu. İnternet bilgiye ulaşmak için kullanılmaktan ziyade eğlence aracı olarak görülüyor sorunun bir ayağını da bu teşkil etmekte.
Usta 28 Blogcudan alıntı:
AMMA ERKEK milleti kelimesini çok iddialı buldum
15 veya 20 sene önce deseniz size kısmen katılırdım
günümüzün aile yapısı veya kızları kadınları
maalesef diyeceğim sizin erkekmilleti tezinizi yok etti
haberlere bakın bir erkek öğrenci için birbirini bıçaklayan kızlar
20 sene önce doğudan gelen göçler
3 aile bir arada yaşardı şimdi hepsi ayrı dairelerde ve
bağımsız şatafatlı hayat sürüyorlar rengarenk elbiselerle
ezilen kalmadı artık kimse kendini ezdirmiyor
ben 39 senedir istanbulda yaşıyorum yaşadığım semt
varoş kesim sayılır izlenimlerim ve tecrübelerim
20 sene önce idi sizin anlattıklarınız
gelenekler adetler hepsi bitti ezilen yok artık
kadınlar kocalarını parmağında oynatıyor
hele kızlar ben şununla evleneceğim diyen 18 yaşındaki kıza
kimsenin sözü geçmiyor en mutaasıp saydığımız sert otoriter aile babası reisi bakıyosunuz kız istedi sevmiş veya illa salonda düğün olacak dedi mecbur kaldım diyerek kuzuya dönmüş şaşkınlıkla insanları seyrediyorum sizde erkek milleti demişsiniz insan neredeeeeee erkek diyesi geliyor
hayat şartları tv programları iletişim araçları
ezilme olayını ve adetleri bitirdi
iyimi kötümü oldu tartışmak lazım
Bugün yaşanan sorun da erkekler kadar olmasa da kadınların da ben ene demeye başlamış olması, böylece mevcut durumun bin yıllardır süren dengeyi bozmaya başlaması nedeniyledir.
Erkeklerin devamlı göstermeye alışık olduğu bencilliği bir ölçüde bugün kadınların da gösteriyor olması evlilikleri % 50 oranında boşanma gibi bir sonuçla neticelemeye başlamıştır. Olay sadece aldatılma değil, belki de bir çok zaman -sen - mi -ben - mi kavgasından kaynaklanmaktadır. Nedendir bilinmez evlilikler bir güç mücadelesine dönüştürülmeye çalışılıyor! İletişim araçlarının gelişmesi ve bilgiye ulaşmanın kolaylaşması nedeniyle artık -ben bilmem onu benim kocama sormak- lazım türündeki anlayışın yerini -bana göre olay budur- şeklindeki söyleme bırakması nedeniyle kadınlar kimi zaman ukala, çokbilmiş kimi zaman da -hanım- olmayı öğrenememiş yakıştırması ile karşılaşmaktalar!
Sizin bahsettiğiniz türdeki edep sınırlarını aşan tiplerin yaptıklarını bir yana bırakırsak ki -su-i emsal misal teşkil etmez - maalesef çoğunluk -benim hayatım, benim kararlarım - diyor. Böyle diyenlerin de hayatı deneme yanılma yoluyla öğrenmeyi tercih eden aptallar olduklarını düşünmüşümdür daima. Hayatın gerçeklerini bir yana bırakarak toy ve bilgisizce 3 gün önce tanıdığı birisi için kendisini yetiştiren ailesini ezip geçen kız yahut delikanlıların akıbeti -Karaköy vapurunda tanışıp, Üsküdar vapurunda ayrılmak - şeklinde sonuçlanıyor pek tabi!
Bireyselleşmenin insanoğluna mutluluk getirmediği aşikar. İnsan sosyal bir varlık olarak her daim istişare ve istihare yapmak suretiyle Dar-ı Dünya da mutlu olabilir ancak.
Ama yıllar yılı RNA sı yönetme yönünde bir sürü bilgi ve tecrübe ile dolu erkek cinsi bugün bu yükü omuzlarına yükleseniz dahi bütününü bir kenara bırakın, 3/1 ini almak noktasında alabildiğine isteksizdir. Bunda kadınların çalışıp bütçeye katkı sağladıkça evde ve ailede değişen konumunun tesiri büyüktür.
Bir erkek olarak asıl düşünülmesi gereken nokta şu olsa gerek. Neden bir ev kadını bütçesine bir ölçüde katkı sağlamaya başladığında ailesi hakkında kararlar verebilme noktasında mevcut konumu mutlaka ve mutlaka değişime uğruyor? Para=güç demek ondan mı? Evet çoğu erkek için bilinç altında para=güçtür. Kazandığın kadar konuşabilirsin. Kadınlar da bu mantığa uygun hareket ettikçe erkekler iktidarı yavaş yavaş kadınlara kaptırıyorlar. Ama erkekleri RNA sındaki bin yıllardır süren egemen bakış açısı bilmiyorum ne zaman İslamiyet in öngördüğü -Kavvam - rolünden hareketle sorumluluk + sahiplenmek, Peygamberimizin hayatından hareketle de her şeye rağmen şefkat merhamet ve aklı başında hareket eden bir birey olması gerektiği bilincine ulaştırır? Erkeklerin de kadınların da kurtuluşu bu Peygamberi tılsımda saklı olsa gerek.
Benim gördüğüm erkeklerin bu bilinçten gittikçe uzaklaştığıdır. Zaten bu bilinçten uzaklaşmak erkek kadın çekişmesinin temeli olsa gerek. Erkekler erkek olmanın ağırlığının farkındalığında değiller. Emin olun bağırmak hakaret etmek, hatta dövmek bahsettiğiniz kötü örnekte olduğu gibi çoğu zaman pek de fayda vermiyor. Devamlı iletişimde olmanın sevgi saygı ekseninde kurulan ailelerin yerinde yeller esmekte. Madem ki -Kavvam- olma vasfı erkeğe ait bu durumun da birinci müsebbibi yine maalesef erkek olmanın bilincinde olmayı başaramayan erkek görüntüsünde gezen zavallılarındır.
Şunu da peşinen söyleyeyim erkekleri karalayarak kadınları aklama çabasına girmiş değilim. Sadece bu tür sorunların çevrelerinde ve bir ölçüde mesul oldukları ailelerindeki kadın ve kızlarından devamlı şikayet halindeki erkek cinsinin ilacının, kadınları hizaya sokmaya çalışarak yönetmekten değil kendilerinin bizatihi akıllı ve idareci tutumlarındaki eksikliklerinden ve zaaflarından kaynaklandığını düşünmemdendir.
Umarım düşüncelerimi düzgün ifade edebilmişimdir. Hayırlarda kalın inş.
Yazan:http://gelibolu17.blogspot.com/ | Tarih: Salı, Haziran 2, 2009 Konu:
çok hoş
hehehe sabah sabah güldüm iyi oldu ya,emeğinise sağlık,güzelmiş,fıkramı yoksa gerçekmi merak ettim...
bu kadında karadeniz kadını olsa gerek,tapanca falan,uşağım,biiirrrr diyurum daaaa...
selamlar
Yazan:zahidece | Tarih: Pazartesi, Haziran 1, 2009 Konu:
Selamun aleyküm.
Hikâyede geçen kadın ve erkeğin rollerini değiştirirsek kadının aleyhine Dünya'nın çoğunda bu manzara yaşanıyor maalesef! Gerçekte ezdikleri yetmiyormuş gibi bu tür uyduruk hikayelerle de erkek milletini masum, kadınları da zalim göstermekten hiç aşağı kalmıyorlar!
Yazan:hazanyagmuru4 | Tarih: Pazartesi, Haziran 1, 2009 Konu:
slm
çok güzeldi bayıldım demekki işi baştan sıkı tutmak lazım.
bizim oralardada (AYDIN)da yeni evlenene bütün tavuk hazırlarlar yeni evlenen çitlerin başbaşa yedikleri ilk yemek olur erkek veya bayan kim önce davranırda tavugu ayaklarından tutup parçalarsa diyeri onun sözünden çıkmaz denir ben denemedim ama rivayet böyle ellerinize yüreğinize sağlık güzel sağlıklı günler dilerim