 |
 |
 |
|
Dua edenin, 'Rabbim' demesi, Allah (c.c.)ın 'efendim'
demesinin ta kendisidir. Birisi her gece kalkıp Allah (c.c.)ı anıyor, O'na dua ediyordu.. Şeytan ona dedi: Ey Allah (c.c.)ı çok anan kişi !Bütün gece Allah (c.c.) deyip çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin? Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu ve uyudu. Rüyasında ona şöyle dendi: Kendine gel uyan! Niye duayı, zikri bıraktın? Neden usandın? Adam: Buyur diye bir cevap gelmiyor ki, kapıdan kovulmaktan korkuyorum dedi. Bunun üzerine dendi ki ona: Senin Allah (c.c.) demen, O'nun buyur demesi sayesindedir... Senin yalvarışın, Allah (c.c.)'ın senin ruhuna haber uçurmasındandır... Senin çabaların, çareler araman, Allah (c.c.)'ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir... Senin korkun, sevgin, ümidin Allah (c.c.)'ın lutfunun kemendidir... Senin her Ya Rabbî demenin altında, Allah (c.c.)'ın buyur demesi vardır... Gafilin, cahilin canı, bu duadan uzaktır... Çünkü Ya Rabbî demeye izin yok ona... Ağzında da kilit var, dilinde de... Zarara uğradığı zaman, ağlayıp, sızlamasın diye Allah (c.c.) ona dert, sızı, gam, keder vermedi... Bununla anla ki, Allah (c.c.)'a dua etmeni, O'nu çağırmanı sağlayan dert, Dünya saltanatından daha iyidir... Dertsiz dua soğuktur.Dertliyken yapılan dua gönülden kopar... Mesnevi

ALLAHIM!! Acizlikten, Fakirlikten, Cimrilikten, Korkakliktan, Tembellikten, Hilekar dosttan, Faydasiz ilimden, Kabir azabindan, Aglamayan gözden, Sikinti ve hüzünden, Urpmeyen kalpden, Her türlü hastaliktan, Hayatin fitnelerinden, Borc altinda kalmaktan, Kabul olmayan duadan, Doymak bilmeyen nefisden, Ihtiyarlayip ele avuca düsmekten, Zalim olmaktan ve zulme ugramaktan, Isyan ettiren fakirlikten ve azdiran zenginlikten, Gecmise kederlenmekten ve gelecege kaygilanmaktan, SANA SIGINIRIM. AMİN.....
HZ. MUHAMMED (S.A.V)
"Cennet Annelerin ayağı altındadır.
Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: "Rabbin ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretmiştir. İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme; onları azarlama onlara güzel söz söyle; onlara rahmet ve şefkat dolu tevazu kanadını ger. Onlara alçak gönüllü ve şefkatli davran ve onlar hakkında dua edip şöyle de: Ey Rabbim, bunlar küçükken beni nasıl yetiştirip büyüttülerse, sen de onlara merhamet et, acı." (İsra Suresi, ayet 23-24)

|
Doğacak bebek dünyaya gelmeden bir gün önce Rabbi ile görüşür.
Allahım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum. ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?"
"Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün ninniler söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın." "Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?"
"Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek. Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek." "Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?" "Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek." "Dünyada kötüler olduğunu da duydum. Beni onlardan kim koruyacak?"
"Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak." "Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm." "Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek."
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar; "Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?" "Meleğinin adının önemi yok . Sen onu, ANNE diye çağıracaksın."
Tüm annelerin "Anneler Günü" BİR GÜN DEĞİL HERGÜN kutlu olsun…
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|

İnsan yağmur gibi olmalı , herkesi ıslatabilmeli. .
Rahmeti kuşanıp herkese her şeye merhamet etmeli..
İnsan sözünü yağmur gibi yumuşakça indirmeli kulaklara;
Kırıp dökmemeli, damla damla söylemeli, ince ince sevmeli...
Şefkatli olup kimseyi küçümsememeli, hor görmemeli, kimsenin dalını kırmamalı..
İnsan yağmur gibi, bir görünmeli bir saklanmalı...
Öyle ince olmalı ki, ihtiyaç duyan onu dizi dibinde bulmalı, ihtiyaç bittiğinde hiç şikayetsiz ortalıktan kaybolmalı..
Yağmur göklerden yere serinliktir;
Yağmur yukarıdan aşağıya minnetsiz iniştir.
Yağmura “rahmet” diyenlere, yağmur damlaları sayısınca rahmet okumalı..

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında, Sevdalanmış onun deli dalgalarına, Yüreğindeki duruluğa.. Demiş ki suya: Gel sevdalım ol hayatıma anlam veren mucizem ol!! Su dayanamamış Ateşin gözlerindeki sıcaklığa "Yüreğim sana armagan" Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca kopmamacasına Zamanla su buhar olmağa ateş kül olmaya başlamış.. Ya kendisi yok olacakmış ya aşkı... Başdan alınlarına yazılmış olan kaderide yüreğindeki kederide alıp gitmiş uzak diyarlara su... Ateş kızmış ateş yakmış ormanları aramış suyu diyarlar boyu günler boyu gecler boyu... Bir gün gelmiş suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun biraz kızgın birazda hırçın.. Ve o an anlamış..Aşk'ın bazen gitmek olduğunu ama gitmenin yitirmek olmadığını.. Ateş durmuş,susmuş,sönmüş aşkıyla.. İşde o zamandan beridirki: ateş sudan su ateşden kaçar olmuş.. Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini sadece ateş almış...

Vakti vardır… Ve can çeker. Ama berrak ve demli bir çaydan daha iyi olan şey, o çaya sohbet katan, lezzet katan dostlardır. Çay da, dost da, teselli makamında bir talihtir. Yalnızlığa hüzün taşır çay… Sohbete muhabbet… ….. Hayatın neresinde, ne şekil ve görüntüde olursak olalım; mesele şudur: Bir bardak demli çayın yanında ne kıymetimiz var? Hangi dostun bir bardak demli çayı için “hasretin adı” ve “katma değer”iyiz? ….. Vakti vardır.. Ve can çeker. Can, çayı bahane edip dost ister. Ve can, insan çeker. Bir bardak demli çayın her yudumunu, ab-ı hayata dönüştüren insan! ….. Bir daha mesele şudur: Canımız kimi çeker ve kimin canı bizi çeker? Ve neden? Su kaynar… Aşk ateşinde… Bir tutam çay yaprağıyla karışmak, vuslattır. Bu sıcaklığa… Bu buhara ram olur ve yayılır duygular. Sonra aşkın rengidir ve demidir görünen. Ve aşkın rayihası. ….. Söyle şimdi: Can kimi çeker? Kimin canı bizi çeker? Sohbeti kim demler?


İLGİNÇ MEZAR TAŞLARI.....
Sevgili doktorum seni ikinci yasamda dört gözle bekliyorum [Doktorun hatasindan ölen hastanin mezartasi]
Delil Yetersizliginden beraat etti Kalp yetersizliginden gitti Artik karisi geçeleri nerede oldugunu biliyor [Çapkin bir adamin mezartasi]
Allah taksitlerini affetsin [Memurun mezartasi]
Insanlar ölünce en son kalbi durur, Rahmetlinin dili durdu [Politikacinin mezartasi]
Bu onun ikinci ölümü birincisi onun evlendigi gündü [Mutsuz bir kocanin mezartasi]
Hiç istemedigi bir deplasmana gitti [Futbolcunun mezartasi]
Kisi basina düsen milli gelir artsin diye yasamina son verdi [Vatansever bir vatandasin mezartasi]
Kim demis kirmizi isikta geçilmez diye? rahmetli geçerdi
Hayatimi kaybettim, hükümsüzdür Rahmetli kayikçiydi Son yolculugunu imamin kayigiyla yapti
Yasam tehlikeli bir sey Sonu ölmekle bitiyor
Düsünüyordu... O halde yok edilmeliydi
"Atin ölümü arpadan olsun" derdi Bira içerken öldü
Olmaz ki ... Böyle de yatilmaz ki ...
Kansiz herifin biriydi Kan kaybindan gitti
Kendine ait bir topragi olsun isterdi, Sonunda muradina erdi
Azrail mirasçilarin sabrini ölçtü, 96 yasinda öldü

Saatlerin geri alınacağını duyan temel,
evdeki bütün saatleri toplar saatçi dursun,a götürür:
ula tursun saatler gerü alunacakmuş,
bende bunlarun hepsuni senden almiştum,
al saatlerinü.. der
dursunda ula temel, yok öyle yapma,
bende duydum bu haberu sadece
bir saat geri alınacak muş hepsi değül:)
Saatlerinizi 1 saat ileri almayı unutmayın…..Sadece bir.. J

Bir baba ile kızı dertleşiyormuş. Kız babasına, çok sıkıntı çektiğinden, sorunlarla baş edemediğinden bahsetmiş. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve “Gel, sana bir şey göstereceğim!” diye kızını mutfağa götürmüş. Ünlü bir aşçı olan baba, ocağa üç tane eşit büyüklükte kap koymuş, üçüne de eşit su koymuş ve üçünün de altını aynı miktarda yakmış. Ve birinci kaba bir havuç, diğerine bir adet yumurta, diğerine ise bir avuç çekilmemiş kahve çekirdeği koymuş. Ve her üçünü de tam 20 dakika pişirmiş. Daha sonra ateşi kesmiş. Sonra masaya 2 tane tabak bir tane de boş bardak koymuş. İlk önce haşlanmış havucu alıp bir tabağa koymuş. Sonra pişmiş yumurtayı diğer tabağa koymuş. Sonra da suya iyice sinmiş ve tam kıvamında kahve görüntüsü olan kahveyi de alıp bir bardağa boşalttıktan sonra kızına dönerek, – Kızım ne görüyorsun? Kızı “Havuç, yumurta ve kahve.” Kızını masaya iyice yaklaştıran baba bunlara daha yakından bakmasını istemiş. Kızının şaşkınlığını gören baba, anlatmasına devam etmiş: – Havuç haşlandığı için yumuşak bir hal aldı. Yumurta, artık pişmekten içi katılaşmış sert bir hale geldi. Kahve ise, (bir yudum alarak) harika olmuş. Tadı da çok hoş. Kız, iyice şaşırarak, “Baba, bunu bana niçin gösteriyorsun?” diye sormuş. “Bak” demiş babası, “Hepsi aynı şekil kapta, aynı sıcaklıkta, aynı dakika pişti.
Fakat hepsi bu etkiye farklı tepki verdiler. Havuç ilk başta sertti, güçlü idi; ama kaynatılınca yumuşadı, güçsüzleşti, çözüldü. Yumurta çok kırılgandı, hafifçe dokunsan çatlayabilirdi; ama kaynatılınca içi sertleşti, hatta katılaştı. Bir avuç çekilmemiş kahve ise yine sertti, hepsi birbirine benziyordu. Fakat ısıtılınca ne oldu; bu kahve çekirdekleri, ısındılar, gevşediler ve içinde oldukları suya yayıldılar. Koku yaydılar, tad yaydılar ve suyu “eşsiz tad”da bir kahveye çevirdiler.” Ve kızına, “Kızım sen hangisisin?” diye sormuş adam. “Zorluklarla karşılaştığın zaman nasıl tepki gösteriyorsun? Havuç gibi sıkıntılara, problemlere rastgelince çözülüyor musun, benliğini koruyamıyor musun? Yoksa yumurta gibi katılaşıyor, başta kendin olmak üzere kimseye faydan dokunmuyor mu? Yoksa sen kahve misin?
Kendini bitirmek uğruna, kendini ateşe atma pahasına diğer insanlara mutluluk veren, huzur veren, ağızlarına lezzet veren bir sevgi kaynağımısın? Karar ver yavrucuğum ve bence sen bir kahve ol hayatta. Kahve bulunduğu çevreyi değiştirir, mutluluk soluklarını etrafına yayar. Başkalarının yaşaması uğruna kendini feda et ve bundan sonsuz mutluluk duy... Peki dostlar biz hangisiyiz acaba? Tabiki herkes kahve gibi olmak ister ama.....Lütfen cesur olun
« Önceki - Sonraki »
WEBSET BY KISS DESIGN-------BLOGCU UYARLAMA MNELAM
|
|
 |
 |
 |
|